Ocaklar Genel Bilgi :

Ocaklar Beldesi Erdek'ten sonraki ilk beldedir. Kapıdağ yarımadasının turizm açısından en gelişmiş yerleşim yerlerindendir. Çok büyük olmamakla rahat, huzurlu bir tatil yapabileceğiniz bir yerdir.Köyün geçim kayanklarından kısaca bahsedecek olursak balıkçılık, zeytincilik ve turizm en önemlileridir. Huzurlu ve rahat bir tatil ve gezi arayanlar için Kapıdağ Yarımadasının gerçekten en güzel yerlerinden biridir Ocaklar.

Ocaklar Beldesi Konaklama ve yeme- içme olanakları:

Ocaklarda bir çok nitelikli otel bulunmaktadır. Bunun yanında konaklamak için kiralık müstakil evler, kiralık oda şeklindeki pansiyonlar mevcuttur. Ocaklar'da yemek içinde bir çok olanak vardır; pide salonu, köfte ve bir çok seçenek sunan restoranlar bulunmaktadır.

Onurcan
     
Zambak Pansiyon
     
Beyza Pansiyon
     
Ocaklar Kiralık Dublex
     
Deniz Pansiyon
     
Annem Pansiyon
     
Ocaklar Erdek
     
Kosavalı Pansiyon
     
Ocaklar Apart
     
Aycan Otel
     
Benan Otel
     
Yasemin Otel
     
Hotel Sare
     
Liva Orkinos Otel
     
Senam Hotel
     
Sami Engin Apart Otel
     
Erdek Ocaklar Sağlık Apart
     
Şahser Apart
     
Ocaklar Kiralık
     
Ocaklar Bahçeli Apart
     

İşletmenizi ücretsiz ekleyebilirsiniz.

Ocaklar Beldesi Ulaşım:

Ocaklara ulaşım için öncelikli olarak Erdek'e gelmeniz gereklidir. Erdek'in şehir içinden geçtikten sonra kamplar ve oteller tabelasının olduğu noktadan, devam ederek Ocaklar yol ayrımındaki tabelayı takip ederek 9 Km lik bir yolculuktan sonra Ocaklar Beldesine varabilirsiniz.

Ocaklar Tarihçe:

Kapıdağı'nın en güzel yerine kurulan Ocaklar'ın tarihi çok eskilere dayanır. Bölgenin ilk sakinleri Misialılar, Frigialılar ve Dolianlar'dır. Bölge daha sonraları Dolianların kralı Kizikos'un adı ile anılmaya başlar. Kral Kizikos kendi adını taşıyan şehri, Hz.İbrahim peygamberden 140 sene sonra kurduğunu tarihçi Eusebius'tan öğrenıyoruz. Şehrin kalıntılarını gezen turistler kral Kizikos'un mezarının olması muhtemel olan tümülüsü de görebilirler. Kral Kizikosun ölümünden sonra Miletoslar ve Persler'in eline geçen bölge M.Ö. 5.yüzyıla kadar İyon isyanlarıyla hırpalanmıştır. Büyük İskender zamanında pasif konumda kalan Kizikos şehri Romalılar zamanında bilhassa Sezar, Augustus ve Tiberus dönemlerinde epey ilgi çekmiştir. 324 yılından 1072 yılına kadar Bizanslıların elinde kalan bölge Selçukluların adil ve hoşgörülü tutumlarıyla kendiliğinden el değiştirmiştir. 1261 yılından itibaren Türk beylikleri bölgede varlığını hisetirmeye başlamıştır. 1303 yılında Katalanlar'ın yarımadaya yaptıkları baskında Karesi Beyliğinden 5000 askerinin öldürülmesi ve Artaki sakinlerine yaptıkları zulüm dönemin kara sayfalarıdır.

1339 yılında Süleyman Şah tarafından feth edilen Kapıdağ Yarımadası Osmanlı Devleti'nin Avrupa'ya geçmesine zemin hazırlamıştır. Daha sonraları Galata kazasına bağlanan Kapıdağ, 1851 de Manisa vilayeti'nin Karesi sancağına, 1870 yılında Erdek kazasına bağlanmıştır. 1928 de Balıkesir ili Erdek ilçesi sınırları içinde kalan Kapıdağ Yarımadası'nın köyleri nin en güzeli olan OCAKLAR Köyü'nün yakın tarihinde de ilginç olaylar olmuştur. Kurtuluş savaşında Narlı Köyünü basmak isteyen, Rum çeteleriyle yapılan şiddetli çarpışmanın izlerini görmek birkaç yıl öncesine kadar mümkündü. Merhum Yavuz Ahmet'in evinin önündeki denizden çıkarılan mermi çekirdekleri bu olaya en güzel delildir. 18 eylül 1922 de Halit Paşa komutasındaki Türk birlikleri Erdek'e girerken, büyük bir telaşla kaçan yerli Rumların yakıp yıktığı yerler arasında, o zamanki ismi Gonia olan OCAKLAR da vardı. İki sene kadar ıssız ve viran kalan OCAKLAR 1924 yılının temmuz ayında 90 aile ile tekrar şenlenir. Mubadele ile Selanik'in Vartikop, Vodina, Karacaova gibi kasabalarından gelen ilk sakinlerin hikayelerini kendilerinden dinlenmesi daha uygun olur. 1929 yılında da Saraybosna ve Bihaç'tan gelenlere daha sonraki yıllarda Romanya, Sivas, Bayburt, Ağrı, Trabzon ve daha bir çok yerden gelenlerde eklenince OCAKLAR'ın çekirdek nüfusu oluşur. Bugün için söylenecek olan, bir tabiat harikası olan OCAKLAR'ın Türkiye'nin her yerinden gelip yerleşenlerle, belediye Teşkilatı kurulup artık adının OCAKLAR BELDESİ olduğudur.

Ocaklar Coğrafya ve Jeolejik Yapı:

Kapıdağ Yarımadası'nın batı sahilinde yer alan OCAKLAR'ın kuzeyinde 774 metre yüksekliğinde Yataktepe, doğusunda KurukayaTepe, Dikilitaş, Dumanlı Tepe, Kaletepe ve Çift çınar, güneyinde Tunba Tepe bulunur.Denize dökülen Turluk ve Kirazlı Derelerinin yaz mevsiminde suları oldukça azalır. Altın ışıltılı kumlarıyla kaplı 3 kilometrelik sahili, sığ ve sakin denizi ile OCAKLAR' ın eşsiz güzelliklerini yaşamak mümkündür.Uydu resimlerinde görüldüğü gibi iki köşeli sahili bize eski isminin anlamını da veriyor. Köşe anlamına gelen (gönye)gonia Türkçede Konya'ya dönüşmüş daha sonraları da çevrede bulunan granit taş ocaklarına izafeten OCAKLAR denilmiştir. Kapıdağ Yarımadasının batısındaki batı granit masifi (İhsan ketin1946) Ocaklar graniti adı ile anılır. Kuvarsdiyarit,granodiorit bileşimli orta iri taneli granitte minaral olarak kuvars,plajiyoklas ve mika bulunur. Tunba Tepesi tamamen talkşistlerden oluşmuştur. OCAKLAR ovası verimli alüvyonlarla kaplıdır.mika'lı ince taneli kumsal OCAKLAR'ın en belirgin özelliklerindendir.

Ocaklar İklim ve Bitki Örtüsü:

OCAKLAR da yıllık ortalama sıcaklık 15 derece civarındadır, en sıcak ay temmuz 25 derece civarındadır, gündüz sıcaklık zaman zaman 30 dereceye çıkar. Aşırı sıcakların fazla olmaması OCAKLAR'ı yaşanacak ideal yerler arasına sokar. Hakim rüzgar poyrazdır. Bu yüzden deniz kıyıda oldukça sakindir. Nem oranı yıllık %50 civarındadır. Yağış en fazla kış mevsiminde yağmur olarak düşer. Yaz mevsimine düşen yağış oranı %8 dir. Kar yağışı olukça azdır. Sonuç olarak ılık akdeniz iklimi bölgeye hakimdir. OCAKLAR'ın iklim özeliklerinden dolayı 300 metreye kadar fundalık, ağaçlık göze çarpar. 300 metreden sonra gür ormanlık bölgenin bir başka özeliğidir, hemen her sene çıkan orman yangınları ne yazık ki tatil için gelenlerin ihmalinden çıkmaktadır. Ovada zeytin ağaçları vardır,yer yer yamaçlarda da zeytin ağacı bulunmaktadır.Diğer ağac türleri ise meşe çınar, karaçam, ıhlamur, kestane, kayın, defne, dişbudak ve kavaktır.

Ocaklar Deniz :

Temizliğinin en önemli nedenleri,denize atıkların bırakılmaması, çevrede sanayi tesislerinin olmama- sı ,Belediye temizlik birimi ve Kara'dan denize esen poyraz ;sahili süpürürken,denizde oluşabilecek doğal kirlenmeleri de alıp götürmesi.Deniz kirlilik sınırı maksimum MPN (Most probole nunber):1000 olduğuna göre OCAKLAR da bu sınır 1999 yılında yetkililerce MPN:30 olarak belirlenmiştir.Tuzluluk oranı iki dere sayesinde max.%20 civarındadır.Sığlığı sayesinde yüzme bilmeyenlerin bile rahatça denize girebildikleri koyda her türlü su sporlarını yapmakta mümkündür. Rüzgar sörfü ve amötör olta balıkçılığı içinde ideal'dir. Zeytinyagi cildi besler, korur ve yumusatir. Cildin ve yüzün genç görünmesini saglar. Agizda çalkalandiginda dislerin beyaz kalmasini saglar ve disetlerini güçlendirir. Binlerce yildir vücudun ovulmasinda, masajlarda, banyolarda, yüz maskelerinde ve sampuanlarda kullanilmaktadir. Bekletilmis zeytinyagi vücudun ovulmasi, derinin soluk almasi ve vücut uyusuklugunun giderilmesi için tavsiye edilmektedir. OCAKLAR beldesinde üretilen kaliteli zeytinlerinden sizdirilan zeytinyaglari tat,koku,renk,minimum asit seviyesi bakimindan belli bir ayricalik tasir. Yillardir her türlü yemeklerde rahatlikla kullanilan OCAKLAR zeytinyagini denemeden farkini anlamak imkansizdir.

ZEYTİNYAĞI Zeytinyagi, lezzet açisindan oldugu kadar saglik açisindan da mucizedir. Zeytinyagi, kati ve sivi bütün yaglar arasinda en kolay hazmedilenidir. Yemeklerden önce içilirse, mideyi ülsere karsi korur. Limon ya da kahveyle birlikte bir-iki kasik içilirse, kabizligi giderir ve bagirsaklara hiç bir zarar vermez. Idrar yollari ve safra kesesi rahatsizliklarinin giderilmesinde etkilidir. Zeytinyagi, anne sütüne yakin miktarda linoleik asit içerir. Yagsiz inek sütüne zeytinyagi katildiginda, anne sütünü birakmis bebekler için anne sütü gibi dogal bir besin kaynagi özelligi kazanir. Çocuklarin gastrit hastaliklari için mükemmel bir ilaçtir. Beynin gelisimini ve kemiklerin güçlenmesini hizlandirir. Zeytinyagi, bir vitamin deposudur. A, D, E ve K vitaminlerini içerir. Bu vitaminler sayesinde hücreleri yeniler, doku ve organlarin yaslanmasini geciktirir. Beynin daha uzun süre saglikli ve zinde çalismasini saglar. Her yastaki insanin vitamin ihtiyacini giderir. Zeytinyagi, hayvansal yaglarin tam aksine, zararli kolesterol miktarini düsürür, dolayisiyla kalp krizi riskini azaltir. Bu gerçek, Amerika ve Avrupa'da yapilan arastirmalarla kanitlanmistir. Ayrica istatistikler Akdenizlilerin kalp hastaliklarina baska bölgelerde yasayanlardan daha az yakalandigini gösteriyor. Çünkü Akdenizliler zaten binlerce yildir mutfaklarinda zeytinyagi kullaniyorlar.

Ocaklar ve Çevresinde hava Az Bulutlu

En Yüksek En Düşük

Yorumlar